Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkisi var mı?

İlk görüşmede neler getirmeli ?

Tedavinize mümkün olduğunca çabuk başlayabilmek için  ;  elinizde varsa aşağıdaki belgeleri ilk görüşmede getirmeniz size ve doktorunuza zaman kazandıracaktır..

 *  Her türlü ameliyat raporu veya notu

*  Sperm tahlili (birden fazla ise hepsi)

*  Kadına ait hormon tahlilleri

*  Daha önceki tedavilere ait doktor raporları

Yazının devamı için »

Tüp bebek Tedavisinde Karşılaşılan Sorunlar

TEDAVİ SIRASINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR

• Tedavinin İptal Edilmesi:

Hastaların tedaviye beklenen yanıtı vermemesi, yeterli sayıda follikül gelişmemesi gibi nedenlerle tedavi iptal edilebilir.

• Yumurta Bulunamaması:

Özellikle yaşı ileri ve yumurtalık rezervi düşük kadınlarda folliküller yeterli büyüklüğe ulaşmasına karşın aspirasyon sırasında hiç yumurta bulunamayabilir.

• Döllenmenin Olmaması:

Yumurta ve spermler normal olmasına karşın bazı yumurtalarda döllenme gerçekleşmeyebilir.
Döllenme oranı %70 civarındadır.

Yazının devamı için »

90 Soruda Tüp Bebek

1.    Kısırlık ( = İnfertilite ) nedir?

Çiftlerin bir yıllık süre içerisinde ortalama haftada üç kez düzenli ilişkiye girmelerine rağmen gebelik oluşmaması   durumunda uzman bir merkeze başvurmalarını isteriz bu durum İnfertilite başlığı altında incelemeye alınır. Sağlıklı bir çift de adet döngüsü başına gebelik oranı yaklaşık % 20’ dir. Bu bilgi üzerinden hareketle bir yıllık süreç içerisinde gebelik oluşma ihtimali % 80-90 düzeyindedir. Bu bir yıllık süre eğer bilinen bir hastalık varsa veya kadın eşin yaşı 35 üzerindeyse daha önce başvuru yapılmalıdır.

2.    Üremeye yardımcı tedavi yöntemleri nelerdir?
Her ay adet döngüsü içerisinde gelişen yumurtanın ultrasonla takibi, yumurtlamanın tespiti ve uygun sürede ilişki önerilmesi gibi basit takiplerin yanında yumurtlamayı artırıcı ilaçların kullanılması, ilişkiye yönelik problemler, sperm sayısının azlığı gibi durumlarda ya da açıklanamayan infertilite varlığında aşılama yapılması, daha olumsuz koşullar varlığında veya 2 aşılama sonucu gebelik elde edilemeyen durumlarda  invitro fertilizasyon ve intrastoplazmik sperm injeksiyonu “ICSI” yapılması, gerekli koşullarda yardımla tomurcuklanma ve preimplantasyon genetik tanı gibi yöntemler sıkça kullanılan üremeye yardımcı teknikler şemsiyesi altında yer almaktadırlar.

3.    Yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının İnfertiliye’ ye etkisi var mıdır?
İnfertilite üzerine etkisi olabilecek zararlı gıdalar bilindiği üzere alkol, sigara ve benzeri keyif verici ajanlar olarak sıralanabilmektedir. Sigara ve alkol toksik etkilerinden dolayı özellikle over yaşlanmasına sebep olarak erken menopoz ve tekrarlayan IVF başarısızlıklarına yol açmaktadırlar. Akne tedavisinde kullanılan yüksek doz A vitamini türevi retinoik asidin de over fonksiyonları üzerine olumsuz etkilerinin olduğu bilinmektedir. Sağlıklı over fonksiyonu için alınan gıdaların genel yaşam kurallarına uygun şekilde planlanması, radyasyondan uzak durmak ve kemoterapotik ilaçların kullanılması öncesi yumurtaların gelecek için dondurulması önerilmektedir. Erkek hastalarda testislerin aşırı ısıdan korunması fertilite açısından önemlidir.

4.    İnfertilite tedavisi zor mudur?
İnfertilite tedavisinin süresi ve zorluğu infertilitenin sebebine göre değişmektedir. İnfertilite süresi, eşlik eden kadın ya da erkek faktörlerinin varlığı, önceden yapılan denemeler ve sonuçları, kadın yaşı,  tedavi sürecini ve şeklini belirleyen önemli faktörlerdir.

Yazının devamı için »

Akdeniz Anemisinde Etkin Bir Tedavi Yöntemi: “Tüp Bebek”

Akdeniz Anemisinde Etkin Bir Tedavi Yöntemi: “Tüp Bebek”

Akdeniz çanağı olarak adlandırılan bölgede ve özellikle kıyı kesimlerde çok yaygın bir şekilde görülen Akdeniz Anemisi, yani “Talasemi”nin taşıyıcılık oranı; Antalya, Antakya ve Mersin’de % 12’lere çıkmaktadır.

Hastalığın Türkiye’deki görülme sıklığı, evlilik öncesi çiftlerde gerekli tetkiklerin yapılması ve hastalığın tespiti durumunda bu çiftlerin genetik danışmanlık almalarını gündeme getirmektedir.
Gelişen genetik tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde, tüp bebek için kullanılan tekniklerle hastalığın tedavisi sağlanmakta ya da hastalığın gelecek nesillere taşınması önlenmektedir.

Memorial Antalya Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nden Op. Dr. Batu Aydınuraz ve Embriyolog Dr. Enver Kerem Dirican, “Akdeniz Anemisi”nde, tüp bebek tedavilerinin uygulamaları hakkında bilgi verdi.

Talasemi ilk belirtiyi ağır kansızlıkla verir

Akdeniz Anemisi, taşıyıcısı anne ile babanın çocuklarında % 25 oranında görülen, hasta henüz bebekken ağır kansızlık şikayetleriyle ortaya çıkan, kalp yetmezliği nedeniyle sık sık kan nakli gerektiren bir hastalıktır.
Hastaya yeterli miktarda kan verilemediğinde; karaciğer, dalak, yassı kemikler ( özellikle kafatası kemikleri) gibi kan yapımının gerçekleşmediği organlarda bile ilik doku gelişmekte ve bu durum, kemiklerin kırılmasına neden olmaktadır.
Yazının devamı için »

Sperm düşmanı nedir?

Memorial Hastanesi Tüp Bebek, Androloji ve Genetik Merkezi’nden Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Semih Özkan, her yıl on binlerce çiftin karşı karşıya kaldığı kısırlık probleminin erkeklerde oluşma nedenleri hakkında bilgi verdi.
TOPLUMUN YÜZDE 15′İ KISIR
Kısırlık, toplumun yüzde 15’inde görülen bir problemdir.
Bu oran, yaklaşık her 6 – 7 evlilikten birinin kısırlıkla sonuçlanacağı anlamına gelir ki bu da oldukça yüksek bir orandır.
Bu durumu Türkiye’ye oranlarsak – ki Türkiye’de her yıl 600 bin civarında evlilik olmaktadır – yılda yaklaşık 90 bin kadar çiftin kısırlık sorunuyla karşılaştığı gözlemlenmektedir!

INFERTİLİTENİN YÜZDE 60′I ERKEKTEN

Kısırlık nedir?
Çiftlerin çocuk sahibi olma arzularına ve düzenli cinsel ilişkide bulunmalarına rağmen, bir yıl içerisinde gebelik elde edilememesine infertilite (kısırlık) adı verilmektedir.
Korunmayan çiftlerin yüzde 85′inde bir yıl içerisinde gebelik oluşması beklenir.
İnfertilite yüzde 50 – 60 oranında erkeğe ait nedenlerle ortaya çıkmaktadır.

Erkek kısırlığı sosyal nedenlerden oluşabilir mi?
Yazının devamı için »

Tüp bebekte olumsuz sonuçta yapılacaklar ;

Sonu belirsiz ve stresli bir süreçten sonra yapılan araştırmalar yas sürecine benzer belirtilerin yaşandığını ortaya koymaktadır.
Yas aşamalarından olan reddetme, suçlama ve sonunda kabullenme sıklıkla yaşanmaktadır.
Ruhsal çöküntü ve depresyon çok kısa süreli yaşanabileceği gibi bazen aylarca sürebilmektedir.
Hastayı en çok etkileyeni de bir sonraki denemede de belirsizliğin devam etmesidir.
Yani tekrar olumsuz olacaksa neden bir daha tüp bebekle tedaviye devam etmeliyim.

Bu konuda alınabilecek birkaç önlem öneririz.
Yazının devamı için »

Tüp bebek tedavisinin kesilmesine neden olan durumlar

Yumurtalıklarda Kist Gelişmesi
İlaçlara bağlı olarak bazen yumurtalıklarda kist gelişebilir.
Bu durumda, kist boşaltılabilir ve kandaki hormon düzeyleri uygunsa tedaviye devam edilir.
Ancak hormon düzeyleri yüksekse yumurta gelişimini olumsuz etkileyebileceğinden tedavi ertelenir.

Yumurta Gelişimindeki Yetersizlik
Yapılan tedaviye rağmen yumurta gelişmeyebilir.
Bu durum genellikle ileri yaşta ve yumurtalık rezervi kötü olan kadınlarda görülür.
Tedavinin iptaline hastayla beraber karar verilir.

Yumurta Elde Edilememesi Yazının devamı için »

Önemli bir kısırlık sebebi: Tubal Faktör

Kadına bağlı kısırlık nedenlerinin önemli bir bölümünü tüplerde olan problemler oluşturmaktadır.
Tüpler yumurtalıkta olgunlaşan yumurtanın rahime ulaşmasını sağlayan rahmin sağında ve solunda yer alan borucuklardır.
Normal koşullarda yumurtlama oluştuğunda; yani olgunlaşan yumurta içinde geliştiği kesecikten çıkarak döllenmeye hazır hale geldiğinde tüplere geçer ve sperm ile birleşir.
Tüplerde sperm ile döllenen yumurta(embriyo) tüplerden geçerek rahim iç duvarına tutunur.
Böylece gebelik oluşur.

Özellikle sık akıntılı vaginal enfeksiyon geçiren, daha önce tüberküloz hastalığı yahut karın zarı iltihabı (peritonit) geçirmiş, sezaryen veya karın içi ameliyat geçirmiş hanımlarda tüplerde sorun olma olasılığı yüksektir.
Tüplerle ilgili sorun düşünüldüğünde öncelikle bir rahim filmi (histerosalpingografi) çekilerek tüplerin durumu değerlendirilmelidir.

Rahim filmi genellikle adet bittikten sonraki bir hafta içerisinde mümkünse ilişkide bulunulmadan çekilmelidir.
Rahim filmi çekimi; rahim ağzından ince bir kanülle verilen radyoopak maddenin tüplerden geçişinin röntgen filmi şeklinde kaydedilmesidir.
Rahim filmi çekildikten sonra ki 6 aylık sürede nadirde olsa kendiliğinden gebeliklerin olduğu yönünde bilgiler mevcuttur.
Bunun gerçeklik payı vardır ve sebebi de rahim filmi çekilirken basınçla verilen radyoopak madde ile tüplerde olan ufak çaplı yapışıklıkların açılmasıdır.
Rahim filmi çekimi çok ağrılı bir işlem olmayıp ilacın karın içine dağılımı sırasında alt karın bölgesinde yaygın bir ağrı ve baskı hissi olmaktadır.
Ağrı hissi kişiden kişiye değişebileceği için istenirse bu işlem anestezi ile de yapılabilmektedir.
Rahim filmi ile tüpler hakkında bilgi edinilebildiği gibi ayrıca rahim içi boşluğu ve rahim iç duvarı da değerlendirilebilmekte, rahim iç duvarından kaynaklanan myom, polip gibi yapılar da görülebilmektedir.

Yazının devamı için »

Endometriozisin (çikolata kisti) tedavisi

Toplumda sık olarak görülen bu hastalık genellikle çikolata kistleri (endometrıoma)ile karşımıza çıkmaktadır.
Normal koşullarda sadece rahim içinde bulunan endometrium denen doku tabakası, bu hastalıkda farklı yerlerde de yerleşmiştir.
Mesela yumurtalıkların üzerinde, karın iç zarı üzerinde hatta barsak veya idrar torbası üzerinde dahi oluşabilir.
Hastalığın oluş mekanizması hala tam olarak bilinmemektedir ancak tanı ve tedavisinde gelişmeler olmuştur.

Çikolata kistleri endometriozis hastalığının bir sonucudur.
Endometrium dokusunun görevi gebelik oluşunca bebeğin rahime tutunması için uygun ortam oluşturmaktır.
Eğer gebelik o ay oluşmamışsa endometrium adet günü geldiğinde dökülerek atılır.
Adet dönemleri esnasında endometrium dokusundan kanama olmaktadır.
Rahim içinde bulunmayan endometrıum bölgecikleride bu esnada kanama yaparlar.
Yumurtalıkların üzerinde veya içindeki bu odakların kanaması ile yıllar içinde içi kanla dolu kistler oluşur, zamanla kanın suyu zarlar tarafından emilir ve kist içinde koyu renk ve kıvamda çikolataya benzer içerik kalır.
Bu görüntüsünden dolayı çikolata kisti denir.

Endometriozisin en sık görülen belirtisi ağrılı adet görmedir. Yazının devamı için »